Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

29 Temmuz 2013 Pazartesi

İSLAMDA TAKVA

  

                                                      İSLAMDA TAKVA
Takva: Korkma, sakınma, Allah korkusuyla günahlardan kaçınmakta;Allahın emir ve yasaklarına uymakta titizlik göstermek. Allahın himeyesine girmek. Emrini tutup, azabından korunma anlamında Kurani bir terimdir.
Takva sahibi olan kişilere Muttaki denir(Ragıbel isfahani Caribil kuran-530)
Kuran-ı kerimde takva 3 mertebede ifade edilmiştir.
1-Ebedi olarak cehennemde kalmamak için iman edip şirkten sakınmak. Ayeti kerimede şöyle buyrulur.
AYET: (Fetih-26)” O Zaman inkar edenler kalplerine taassubu ,cahiliyet taassubunu yerleştirmişlerdi. Allahta elçisine ve müminlere sukunet ve güvenini indirdi. Onları takva sözü üzerinde durdurdu.Zaten onlar buna pek layık kimselerdi. Allah herşeyi bilendir’’
2-Büyük günahlardan kaçınmak , küçük günahları tekrar ,tekrar işlemekten kaçınmak. ve farzları eda etmek. Bu hususta Allah(cc) Kuran-ı kerimde buyuruyor ki.
AYET: (Araf-91)”O(Peygamberlerin gönderildiği ülkeler) ülkelerin halkı inansalar ve takva üzerine hareket edip (Allahın azabından) korunsalardı. Elbette onların üzerine gökten ve yerden nice bereket(ve bolluk) kapılarını açardık. Fakat yalanladılar. Bizde kazanmakta oldukları kötülükler yüzünden onları yakalayıverdik’’
Takvanın mertebelerinden üçüncüsü de şudur.
3- Bütün benliği ile Allaha dönmek. ve insanı Allahtan alıkoyan herşeyden uzak durmak. İşte hakiki takva budur. Allah)cc) Kuran-ı kerimde inanan müminlerden bu takvaya sahip olmaları istenmektedir.
AYET: (Ali imran-102)” Ey iman edenler . Allahtan ona yaraşır şekilde korkun. Ve ancak müslimanlar olarak can verin. Bu ayetin tefsiri olan başka bir ayeti kerime de şöyle buyrulur.
AYET: (Tegabun-16)”O halde gücünüz yettiği kadar Allahtan korkun. Dinleyin itaat edin. Kendi iyiliğinize olarak itaat edin. Kendi iyiliğinize olarak harcayın. Kim nefsinin cimriliğinden kurtulursa işte onlar kurtuluşa erenlerdir’’
Sayın okurlarım. Bu üç mertebeden birincisi iman edip şikten korunma, ikincisi insanın kendisi ile diğer insanlar arasındaki hususlarla ilgili olan takva, üçüncüsü ise insanın kendisi ile Allah(cc) arasındaki direkt bağdır. Buna da ihsan denir.
Nitekim peygamberimiz(sav) ihsan hakkındaki bir soruya şöyle cevap vermiştir.
HADİS:” İhsan Allahı görüyormuş gibi hareket etmendir.Sen onu görmüyorsun ama o seni şüphesiz görüyor.Diye cevap vermiştir.(Buhari iman-37-müslim-iman-57-Ebu davut- sünen- 16)
Peygamberimiz(sav) takvanın 2. mertebesini şöyle açıklar.
HADİS:” Helal belli haramda bellidir. Fakat bu ikisi arasında şüpheli şeyler vardır. Bu nedenle şüpheli şeylerden kaçınan dinini ve ırzını temiz tutmuştur. Şüphelere düşen harama da düşmüş olur. Nasıl koruluğun etrafında koyun otlatan çobanın koyunlarının her an koruluğa girme ihtimali varsa . Şüpheli şeylerden korunmayanın harama düşme ihtimali o kadar mümkündür. Haberiniz olsun ki her hükümdarın bir koruluğu vardır. Allahın koruluğu da haramlardır.(Buhari- iman- 39,müslim-müsakat-37,Ebu davut-büyü-3, Tirmizi- Büyü-1)
HADİS: Bir kimse Îsâ -aleyhisselâm-’a gelerek:
“–Ey hayır ve iyiliklerin muallimi! Bir kul, Allâh Teâlâ’ya karşı nasıl takvâ sahibi olur?” diye sordu.
Îsâ -aleyhisselâm-:
“–Bu kolay bir iştir: Allâh Teâlâ’yı cân u gönülden hakkıyla seversin, O’nun rızâsı için gücün yettiğince sâlih amellerde bulunursun, bütün Âdemoğullarına da, kendine acır gibi şefkat ve merhamet gösterirsin!” cevâbını verdi. Sonra da şöyle buyurdu:
“–Sana yapılmasını istemediğin bir şeyi sen de başkasına yapma! O zaman Allâh’a karşı hakkıyla takvâ sâhibi olursun!” (Ahmed, ez-Zühd, s. 59)
HADİS: Hazret-i Ömer radıyallâhu anh da, bir gün Übey bin Kâ’b radıyallâhu anh’a takvânın ne olduğunu sorar. Übey -radıyallâhu anh da ona:
“–Sen hiç dikenli bir yolda yürüdün mü ey Ömer?” der. Hazret-i Ömer:
“–Evet, yürüdüm.” karşılığını verince bu sefer:
“–Peki, ne yaptın?” diye sorar.
Hazret-i Ömer:“–Elbisemi topladım ve dikenlerin bana zarar vermemesi için bütün dikkatimi sarf ettim.” cevâbını verir. Bunun üzerine Übey bin Kâ’b -radıyallâhu anh-:“İşte takvâ budur.” der.( İbn-i Kesîr, Tefsîru’l-Kur’âni’l-Azîm, Beyrut 1988, I, 42)
HADİS:“Her nerede olursan ol Allâh’tan ittikâ et ve kötülüğün arkasından hemen bir iyilik yap ki, bu onu yok etsin. İnsanlara da güzel ahlâk ile muâmele et!” (Tirmizî, Birr, 55/1987)
Takvânın zirve hâli; kulun, kalbini Allâh’tan gâfil kılacak her şeyden uzaklaşarak bütün varlığıyla Allâh Teâlâ’ya yönelmesidir ki, bu mertebenin nihâyeti yoktur. İşte bu son merhale:
AYET:(Âl-i İmrân 102) “Ey îmân edenler! Allâh’tan, nasıl korkmak gerekiyorsa öyle korkup gerektiği gibi sakının ve ancak müslümanlar olarak can verin!”, âyetinde emredilen hakîkî takvâdır.
Takvâda kemâle erebilmek için şüpheli şeylerden de şiddetle kaçınmak gerekmektedir. Allâh Rasûlü -sallâllâhu aleyhi ve sellem-:
HADİS:“Kul, mahzurlu şeylere düşme endişesiyle mahzûru olmayan bâzı şeyleri de terk etmedikçe gerçek müttakîlerin derecesine ulaşamaz.” buyurur. (Tirmizî, Kıyâme, 19/2451; İbn-i Mâce, Zühd, 24)
HADİS: “Kişi, kalbini tırmalayan, kendisini huzursuz eden şeyleri terk etmedikçe takvâ makâmına ulaşamaz.” (Buhârî, Îmân, 1)
Fahr-i Kâinât Efendimiz de, duâlarında Cenâb-ı Hak’tan kendisine takvâ bahşetmesini şöyle niyâz ederdi:
HADİS:“Allâh’ım! Nefsime takvâsını ver ve onu tezkiye et! Sen onu en iyi tezkiye edensin. Sen onun velîsi ve Mevlâ’sısın.” (Müslim, Zikir, 73)
HADİS:“Allâh’ım! Sen’den hidâyet, takvâ, iffet ve gönül zenginliği istiyorum.” (Müslim, Zikir, 72)
Takva konusunda Kuran-ı kerimde birçok ayeti kerime mevcuttur.işte ayetlerin bir kısmı
AYET: (Huccurat-13)” Muhakkak ki Allah yanında en değerli olanınız ondan en çok korkanınızdır’’
AYET: (Hac-37)” Onların ne etleri ne kanları Allaha ulaşır. Fakat sadece sizin takvanız ulaşır. Sizi hidayete erdiğinden dolayı Allahı büyük tanıyasınız diye’’
AYET:(Ali imran -133)” Rabbinizin bağışına ve takva sahipleri için hazırlanmış olup, genişliği gök ve yerler kadar olan cennete koşun’’
Sayın okurlarım müttakiler yani takva sahipleri için de birçok ayeti kerime mevcuttur. Kuran-ı kerimin hemen başındaki ayetler müttakiler içindir.
AYET: (Bakara1-5)”O kitap (kuran) onda asla şüphe yoktur. O muttakiler(sakınanlar ve arınanlar) için bir yol göstericidir. Onlar gaybe inanırlar.Namaz kılarlar. Kendilerine verdiğimiz mallarından Allah yolunda harcarlar. Yine onlar Sana indirilene ve senden önce indirilenlere iman ederler. (hz. muhammede ve ondan önce indirilen kutsal kitaplara) ahiret gününede kesinkes inanırlar. İşte onlar rablerinden gelen bir hidayet üzeredirler. Ve kurtuluşa erenlerde ancak onlardır’’
başka bir ayette ise
AYET: (Zariyat-15-16)” Şüphesiz Allaha isyandan kaçınanlar(müttakiler) Rablerinin kendilerine verdiğini alarak cennetlerde ve pınar başlarında bulunacaklardır. Kuşkusuz onlar bundan önce dünyada güzel davrananlardı’’
Takva konusunda birçok ayet mevcut ise de bir ayet meali daha yazarak hadisi şeriflere geçmek istiyorum.
AYET: (İnsan-11)”Allah bu (ahiret) gününün şerrrinden onları(muttakiler) korumuştur’’
Bu konuda ki hadisi şeriflerden bazıları şunlardır. Peygamberimiz(sav) buyurdu ki.
HADİS:” Ey insanlar Rabbiniz birdir. Babanız birdir.Hepiniz ademdensiniz.Ve ademde topraktandır. Allahın yanında en üstün olanınız. Takvası en fazla olanınızdır. Arapların arap olmayanlara üstünlüğü ancak takva iledir. (Veda hutbesi-Hutebi arab-mısır-157)
HADİS:”Arabın arap olmayana hiçbir üstünlüğü yoktur. Üstünlük ancak takvadadır.(Ahmet b. hanbel-5 cilt-411)
HADİS:”Allaha karşı takva sahibi olmanızı tavsiye ederim.(Ebu davut-sünen-5)
HADİS:”İnsanın cennete girmesine en çok sebep olan şey onun Allaha karşı duyduğu takvasıdır.(Ahmet b. hanbel-2. cilt-392-442)
Nitekim Ebû Zer radıyallâhu anh’ın rivâyetine göre Resûlullâh sallâllâhu aleyhi ve sellem bir gün:
HADİS“Ben bir âyet biliyorum. Şâyet insanları onu tutsalardı hepsine de kâfî gelirdi.” buyurmuştu.
Ashâb-ı kirâm:
“–Ey Allâh’ın Rasûlü, bu hangi ayettir?” dediler. Allâh Rasûlü sallâllâhu aleyhi ve sellem:
AYET: (Talâk, 2) ‘’Kim Allâh’a karşı takvâ sâhibi olursa, Allâh Teâlâ ona bir çıkış yolu ihsân eder.” âyetini tilâvet buyurdu. (İbn-i Mâce, Zühd, 24)
Sayın okurlarım. Takva yüce Allahın inanan kulları için işaret buyurduğu bir toplanma ve yardımlaşma noktasıdır.Takva müminin kemale erme sebebidir. Takvası olmayan mümin kamil iman sahibi olamaz. Peygamberimiz(sav) in şu hadisi şerifi ile son vermek istiyorum.
HADİS:” Ya Allah senden hidayet,takva,iffet,ve gönül zenginliği isterim.(Müslim- Riyazüssalihin-84)